Malatya Son Nokta - Haberin Merkezi
05 Mayıs 2021 Yaşam 539

"Basın emekçileri değil bir bütün olarak gazetecilik hedef alınıyor"

 

Dicle Fırat gazeteciler derneği raporu:

 

 

 

            Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Nisan raporunda verilerin özgürlüğü değil, baskıları ve ihlalleri işaret ettiğini belirtti, "Böylesi bir tabloda basın özgürlüğünden bahsetmek çok da mümkün değil" dedi.

              Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ‘Nisan 2021 Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu yayınladı. Raporda Nisan’da gazetecilere yönelik hak ihalelerin devam ettiği belirtilirken gözaltına alınan, haklarında dava açılan ve tutuklu olan gazetecilere ilişkin verilere yer verildi.

                Bu ayda 9 gazetecinin gözaltına alındığı, 4 gazetecinin haber takibinin engellendiği, 2 gazeteci hakkında soruşturma açıldığı, 5 gazeteci hakkında dava açıldığı, 60 gazetecinin 24 farklı dosyada yargılandığı, 70 gazetecinin halen tutuklu olduğu ve hapishanelerde 1 gazetecinin hak ihlaline uğradığı rapora yansıdı.

                Ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) yayın kuruluşlarına 5 ayrı ceza uyguladığı ve 19 haber ile 17 internet sitesine erişim engeli getirildiği bilgisi raporda yer aldı.

 

"İhlaller devam ediyor"

 

               Raporda gazetecilerin 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü özgürlüklerinden mahrum bir şekilde karşıladığına dikkat çekilirken verilerin özgürlüğü değil, baskıları ve ihlalleri işaret ettiğinin vurgulandı.

                 Raporda, "Böylesi bir tabloda basın özgürlüğünden bahsetmek çok da mümkün değil. Gazeteciler halen gözaltı, tutuklama, soruşturma, dava ve hapis cezaları gibi baskı aygıtlarıyla yüz yüze kalıyor. Tüm bunlarla tek tek basın emekçileri değil bir bütün olarak gazetecilik hedef alınıyor. Amaç, doğru habercilik yerine yandaş gazetecilik yaratmak, basını toplumun faydası için değil iktidarın propagandası için kullanmak” denildi.

                  Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumsal olaylarda ses ve görüntü kaydını engelleyici genelgesine de yer verilen raporda “Eylemlerde görev almak özel hayatın neresinde duruyor” diye soruldu. “Hatırlatmak isteriz ki daha önce alınan ses kaydı veya görüntüler birçok olayın açığa çıkmasını sağlamıştı” denilerek 2017’de Diyarbakır Newrozu’n da Kemal Kurkut’un polislerce öldürülmesi olayı hatırlatıldı.

 

"Emniyet genelgesi geri çekilmeli"

 

Raporda şöyle denildi:“2017 Diyarbakır Newrozu’nda görüntü almak yasak olsa tüm kamuoyu Kemal Kurkut’u bir canlı bomba olarak bilecekti. Ancak çekilen fotoğraflarda 22 yaşındaki Kemal’in üzerinde bırakalım bombayı, elbise bile olmadığını gösteriyordu.

                  Bu örnek bile genelgenin hayata geçirilmesi durumunda basın özgürlüğünün daha fazla kısıtlanabileceğini gösteriyor. Bu açıdan genelge geri çekilmeli ve basın çalışmaları yasaklanmaktan vazgeçilmelidir.

                  “Gazeteciler, halkın gözü ve kulağıdır. Yapılan her haberde toplumun olan biteni görmesi ve duyması sağlanıyor. Bu yüzden basına yönelik her engel toplumun haber alma hakkının engellenmesi anlamına da geliyor. Yasaklamalar ve sansüre ilişkin çarpıcı iki örneği dikkatlerinize sunuyoruz.

                    inNews’in haberlerini paylaştığı internet sitesine sadece Nisan ayı içerisinde tam 9 kez erişim engeli getirildi. Yine Mezopotamya Ajansı’nın sitesi de bir ay içerisinde 5 kez erişime engellenerek hukuksuz bir uygulamaya imza atıldı.

                   Daha da ilginci bir alan adının erişime kapatılması için bazen iki ayrı mahkeme farklı günlerde, farklı kararlar alarak hukuksuzluğun boyutunu başka bir yere taşımışlardır. Ancak bilinmeli ki basın özgür çalışamadığı zaman toplum karanlığa gömülür. Hak ve özgürlükler de o karanlıkta kaybolup gider.”