Malatya Son Nokta - Haberin Merkezi
 MAFYADAN 3. MEKTUP
30-11-2020 13:09 2464

MAFYADAN 3. MEKTUP

 

 

           Son günlerde neredeyse gündemin tamamını işgal eden, mafya veya mafyanın mektuplar dizisiyle siyasete doğrudan müdahale etmesi, ana muhalefet liderini hedefe oturtması haberleri karşısında yaşanan şaşkınlığı şaşkınlıkla karşıladığımı ifade etmeliyim.

           Malumun ilanı olan bu durumu anlamak için devlet ile mafyanın birbiriyle olan organik ilişkisine bakmak yeterli olur inancındayım. Bu ilişki bilinmez bir ilişki değildir. Çünkü hiçbir mafya oluşumu devletin belli merkezlerinden destek almadan yaşama ve eyleme geçme şansı yoktur.

           Hiç bir mafya tik oluşumun Devletin güvenlik ve yargı sisteminden destek almadan, basın ve siyasetle ilişki kurmadan hayat bulması düşünülemez. Bu realite sadece A devleti ya da B devleti için esas olan bir durum değildir.

              Hukuk ve demokratik sistemin yürürlükte olmadığı bütün rejimlerde durum aynıdır. Bir defa bütün devlet organizasyonları kendi hukuksallıklarını bir kenara bıraktıkları zaman her türlü ekonomik, siyasi ve silahlı gücü kullanarak adeta bir mafya organizasyonu gibi hareket edebilirler.

            Polanzsas’ göre”Devletin bazı faaliyetleri sadece hukuksal düzenlemeden kaçınmakla kalmaz, kendi yasallığını da ihlal ederek, çeşitli durumlarda belirli düzeydeki ihlalleri de mümkün kılar. Nitekim devletin faydalandığı şiddet tekeliyle, sınıf hâkimiyetini güvenceye almak için gerektiğinde kendi hukukunu düzenleyebileceği veya hukuksuzluğu düzenleyebileceği veya hukukun işleyişini askıya alabileceği anlamına gelir.

               Böylece devletin işlevsel bir yasallık ve yasa dışılık birliği olduğunu belirtir”, kısacası devlet dediğimiz organizasyon hukuksallığını bir tarafa bıraktığında, elindeki şiddet mekanizmasıyla istediği gibi mafya tik bir öze dönüşebilir.

                Dolayısıyla devleti yöneten siyasal bir erkin özel bir afla cezaevinden çıkarıp himaye ettiği bir mafya liderinin tehditlerini devletten ve siyasetten ilişkisiz olduğunu düşünmek safdillilik olur.

             Böylesine ayyuka çıkmış bir ilişkinin ardından adı geçen mafya liderinin ülkenin ana muhalefet liderine yönelik tehditler savurmasında garipsenecek bir durum yoktur.

               Asıl garipsenmesi gereken durum bu aşamaya nasıl gelindiği durumudur. Bu aşamaya gelinmesinde muhalefetin hiç mi bir rolü olmadı? Siyasal iktidarın Kürt ve diğer demokratik toplumsal siyasal muhalefetin bastırılmasında her türlü hukuksallığı ortadan kaldıran uygulamalarına miliyetçi reflekslerle ana muhalefetin sağladığı desteğin hiç mi etkisi olmadı.

             Bu gün sadece ana muhalefeti değil,  tüm demokratik, toplumsal ve siyasal muhalefeti, bir bütün olarak halkı büyük bir tehdit ve tehlikeyle karşı karşıya getiren sonucun nedenlerine birazda buradan bakmak gerekir.

                Mafyayı güçlendiren temel olgulardan biriside devletin adalet sisteminin işleyişi ile ilgilidir. Yani  yargının insanların hukuksal taleplerini karşılayamamasıdır. Sorunlarını aylarca ve hatta yıllarca çözemeyen insanlar kısa sürede sorunlarını çözmek için mafyaya başvurma seçeneği ile karşı karşıya kalmalarıdır. Ülkemizde veya dünyanın birçok ülkesinde geçmişte veya gönümüzde böyle bir durumun yaşanmadığı kim söyleyebilir.

         Mafya, cezai müeyyidesi tehdit olan ve dünyada varlığı yadsınmayan bir realitedir. Yargının etkisizliği karşısında hukuk ile hakkını elde edemeyen insanlar için bir çeşit mahkeme haline getirilmiştir. Dolayısıyla mafyayı üreten ve besleyen nedenlerin başında hukuksal etkinliği zayıfla(tıl)mış devlet organizasyonlarıdır.

             Peki Mafya Türkiye de var mı dır ? Evet, maalesef vardır. Ve zaman zaman görünürlüğü artarak veya azalar akta olsa hep olmuştur.

                Özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Devlet, mafya, Polis üçlü ilişkisi içerisinde oldukça görünür hale gelmiştir. Susurluk kazasıyla polis mafya siyaset ilişkisi de olabildiğince teşhir olmuştur.

                Ancak hiçbir zaman bu günkü gibi zıvanadan çıkarak doğrudan siyasete müdahale edecek kadar meşruiyet kazanmamıştır. Çünkü siyasetin bir kanadı da mafya ya  olan açık desteğini  de hiçbir zaman bu kadar açıkça göstermemiştir.

Top