Malatya Son Nokta - Haberin Merkezi
Eğitim – sen “Üzgünüz,  Öfkeliyiz!”
12 Ocak 2022 Eğitim 1282

Eğitim – sen “Üzgünüz, Öfkeliyiz!”

 

 

            Bugün burada 2 gün önce, kendisini hayattan koparan karanlığı ve geleceğe dair umudunu tüketen düzeni anlatarak bir mektupla bizlere veda eden Elazığ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara için toplandık.

          Bizler biliyoruz ki Enes Kara bugünden ve gelecekten umudunu kesen milyonlarca gencimizden sadece bir tanesi.

             Enes’i yaşama sevincini tüketerek hayattan koparan, ekonomik nedenlerle ve aile baskısıyla, kamunun her alanında muteber kimlik olan müritlik üreten tarikat ve cemaat karanlığıdır. Bu karanlığın asıl mimarı da gerici sermaye düzenidir.

         Eğitim ve Barınma en temel insan ve yurttaşlık hakkıdır. Bu hak, en temel ihtiyaçlarımızdan, asgari ücretten dahi gerektiğinde zor kullanarak yurttaşlarından vergi toplayan devletin sorumluluğundadır. Sosyal bir devletin görevi eğitim çağında her yurttaşa güvenli, sağlıklı bir ortamda barınacak yurtlar yapmak zorundadır. Gelinen noktada devlet bu sorumluluğunu piyasaya ve tarikatlara devretmiştir.

            İktidar, kamunun tüm kaynaklarını,  hazine garantili, döviz taahhütlü projeler için akıl almaz garantilerle 20 -30 yıl ödensin diye bir avuç sermaye peşkeş çekmektedir. Koca ülkeyi şantiye çukuruna çeviren iktidar ülkenin geleceği olan gençlerine barınacak yurt yapmak yerine, sırtlarına hazine garantilerinin borçlarını yüklemektedir.

      Bir avuç sermayeyi semirten, milyonları geleceksizliğe mahkûm eden bu düzen itaat istiyor, biat istiyor, şükür bekliyor!

Bu nedenle tarikat ve cemaatlere ne istiyorsa veriyor!

          Ruhsatsız, denetimsiz tarikat yurtlarına mahkûm edilen yoksul çocukların tecavüzüne, istismarına ruhsal ve fiziksel her türlü şiddete rağmen   ‘’bir kereden bir şey olmaz’’  denip hayâsızca siper olunuyor.

Tarikat yurtlarında yanıyor, yakılıyor, başları kesiliyor çocuklarımızın!  Hesap soran yok!

Üniversitelerine, kurumlarının kapısına kilit vuran iktidar, her şeye rağmen cemaatlerin, tarikatların kapılarını sonuna kadar aralıyor.

Kamunun kaynakları,  imkânları iktidar eliyle aktarılıyor.

Diyor ki Enes ; bu ülkede aklınla, emeğinle, çalışarak bir yere gelebileceğimi sanmıyorum.

‘’Bu ülkede gençler yurtdışına gitmek istiyor, bunu herkes görüyor’’ diyor.

Hekimlik yapabilmek için 10 yıl okuyacağım ama insanca çalışıp, insanca yaşayamayacağım.

İş bulmak için ‘’birinin’’ adamı olacaksın.

         Enes milyonların sesi, çığlığı oldu… İstemediği okullarda okutulan, istemediği yurtlarda barınan, barınmaya mecbur bırakılan, nefes alamıyorum diyen milyonların.

Emeğin, alın terinin, liyakatin değil cemaatlerin, derneklerin torpil listelerinin, yurttaşlığın değil müritliğin makbul olduğu mülakat düzeninden bıktık diyen milyonların,

İnsanca çalışmak ve insanca yaşayacak iş, aş ekmek, onurlu bir gelecek isteyen milyonların.

Eşit ve özgür bir gelecek isteyen milyonların..

Laikliğin nasıl yaşamsal bir talep olduğunu haykıran milyonların…

İnsanların vicdanlarına hükmetmeye çalışan bu gerici karanlık düzene yeter diyen  milyonların…

 

VE diyor ki Enes ; ‘’umarım beni anlıyorsunuzdur’’

 Seni anlıyoruz! Sesini bize veda ederken duymanın tarifsiz kederi ve üzüntüsüyle anlıyoruz.

Başka nefeslere tükenmesin diye tüm topluma yaptığın uyarıyı görüyoruz.

          Çünkü sen de biz de biliyoruz bu olay münferit değil .. Bu organize bir kötülük, anlattığın memleketin hikayesi..

Seni hayattan koparan sorumluları tanıyoruz..

Eğitimin, barınmanın, sağlığın en temel haklarımızın mücadelesi sözüyle… Herkesin işinin, aşının en çok da umudu olması için,

Kadınların, çocukların , gençlerin umudunu tüketen, hayattan koparan bu karanlığın son bulması için  Eşit ve özgür bir gelecek için , laiklik için , emeğin hakkı için mücadele sözüyle .. 

Güzel kardeşim.”

 

Malatya Eğitim sen şb yürütme kurulu

Top