Malatya Son Nokta - Haberin Merkezi
İNSAN HAKLARI HAFTASINDA TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI
10-12-2020 14:39 233

İNSAN HAKLARI HAFTASINDA TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI

 

 

                Birleşmiş Miletlerin insanlığa kazandırdığı en önemli başarılardan birisi kuşkusuz tüm uluslarca kabul gören ve korunan kapsamlı İnsan Hakları Evrensel beyannamesidir.

            Evrensel bir belge niteliğinde olan sözleşme ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve medeni hakları içermektedir.

              BM’nin kurulduğu 1945 tarihli San Fransisko konferansında küçük ülkelerin hükümet heyetleriyle güçlerini birleştirmiş kadınları, sendikaları, etnik ve dini grupları temsil eden 40 kadar sivil toplum örgütü, İnsan Hakları konusunda diğer devletlerce önerilen kurallara daha açık bir dil getirilmesi konusunda baskı yapmışlardır.

              İzledikleri kararlı mücadele sonucunda 1945 savaş sonrası döneminde uluslar arası yasalara temel olan Birleşmiş Milletler Antlaşması’na İnsan hakları konusunda ilave şartları koydurmuşlardır.

              Anlaşmanın önsözü  ”İnsanın temel haklarına, insan haysiyet ve değerine,, erkek ve kadınların eşitliğine  ve küçük büyük tüm ulusların eşitliğine olan inancı” açıkça teyit etmektedir. 1. Maddesi Irk, cinsiyet, dil, ve din ayırımı yapmadan herkes için İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygıyı esas almaktadır.  Bu beyannamenin kabul edildiği 10 Aralık 1948 tarihi günümüzde tüm dünyada Uluslar arası İnsan Hakları Günü olarak bilinmektedir. Beyannamenin 30 maddesi her ülkede insanların temel, medeni, kültürel, siyasi ve sosyal haklarını kapsar,

             Birleşmiş Miletler İnsan hakları yüksek komiseri dünyadaki tüm insanların haklarının korunması ve teşvik edilmesi konusundaki BM’nin çabalarını güçlendirmek ve işbirliğini sağlamak için çalışmaktadır.

                 Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 50 ülke tarafından 1945 yılında kurulan Birleşmiş Miletler tarafından oluşturulan bir komisyonun hazırladığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi bundan 69 yıl önce 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Miletler genel kurulunda kabul edilmiştir. Türkiye bu Beyannameyi bir yıl sonra 1949 tarihinde onaylamıştır.

Türkiye 68 yıl önce onayladığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine Ne kadar bağlı?

Söz konusu Beyannamenin gereğini yerine getiriyor mu?

               Cumhurbaşkanının İnsan Hakları Haftası nedeniyle yaptığı açıklamaya bakılırsa İnsan Hakları açısından en rahat ve sorunsuz dönemin yaşandığı söylemek gerekir.

              Oysa gerçeğin çok farklı olduğunu, İnsan Hakları İhlali açısından en sorunlu ve en berbat dönemin yaşandığını Türkiye ve dünyadaki İnsan hakları kuruluşları teyit etmektedir.

              İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)  İnsan hakları haftası nedeniyle 20 Temmuz 2016 tarihinden bu yana devam eden OHAL dönemindeki ihlallere ilişkin raporu, İnsan Hakları İhlallerinin ürkütücü boyalara ulaştığını göstermektedir.

             Ceza evlerinde yaşanan hak ihlalleri son 30 yılın en vahşi dönemini gösteriyor. OHAL sonrasında ceza evlerinde mahpuslara yönelik inanılmaz işkencelerin uygulandığını, sevk adı altında “sürgün” politikalarının hayata geçirildiği, tedavilerin kelepçeli yapıldığı, Elazığ ve birçok ceza evinde kadın tutukluların baskı ve işkenceye tabi tutulduğu bilinmektedir. Ayrıca cezaevlerinde 357 si ağır 1025 hasta mahkûmun tedavi hakkı engellenmekte, kanser hastası mahkûmlar cezaevlerinde ölümü beklemektedir.

                Türkiye ceza evlerinde2000 li yıllarda 40 bin civarında bulunana Tutuklu, hükümlü toplam mahpus sayısı şu an itibariyle 250 bin sınırına dayanması insan haklarındaki durumu göstermeye yeter.

               OHAL nedeniyle KHK lerle çalışma haklarından yoksun bırakılarak açlıkla yaşamlarını sürdüren kamu çalışanları sayısı 140 bin’i aşmış bulunmaktadır. İşe iade talebiyle açlık grevine giren Semih Özakça ve Nuriye Gülmenin yaşadığı zulüm e bütün dünya tanıklık etmiştir.

               İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, 24 Temmuz 2015 ile 24 Temmuz 2017 yılları arasında çatışmalı ortamda yaşanan insan hakları ihlalleri raporunda 2 yılda 2722 insanın hayatını kaybettiği vurgulanırken, 2914 kişinin yaralandığı, 1279 kişinin ise işkenceye maruz kaldığı belirtilmektedir.

               İnsan hakları savunucuları kendi faaliyetlerinden dolayı gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve kötü muameleye tabi tutuluyor.

               Dünyada rekor düzeyde Gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde tutuluyor cezaevlerinde tutulan gazeteci ve medya çalışanı sayısı 150 nin üzerindedir.

                Doğu ve Güney Doğuda son iki yılda birçok il ve ilçe de 220 defadan fazla sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Askeri operasyonlarla birlikte tüm demokratik haklar askıya alınmıştır.

             Son on yılda Şırnak’ ta bombalı saldırı ve çatışmalı ortamlarda 80 çocuğun öldürüldüğü tespit edilmiştir. Silopi’de Mehmet ve Furkan kardeşler polis panzeri altında ezilerek ölmüşlerdir.

                 2017 yılının sadece ilk 3 ayında 7907 hak ihlalinin yaşandığı İHD Diyarbakır Şubesi tarafından tespit edilmiştir. 2016 da bölge illerinde tespit edilen hak ihlali sayısı 46292 dır.

                Hak ihlalleri sadece ülkenin doğusunda yaşanmamakta Batı ilerinde de birçok hak ihlali tespitleri yapılmaktadır. İHD İzmir şubesinin  yaptığı tespitte 2017  yılının sadece ocak ayında yaşanan ihlal sayısı 811 dır.

                 Seçim adaleti, güvenliği ve eşitliği alanında yaşanan ihlaller Ulusal ve uluslar arası İnsan Hakları AGİT ve İzleme heyetleri tarafından da tespit edilmiştir. Özellikle Kürt ve muhalif seçmenlerin bulunduğu seçim çevrelerindeki okullarda asker, polis, jandarma, kurucu sayısının fazla oluşu 16 nisan 2017 referandumunda yaşanan şaibe ve YSK müdahalesi bundan sonra yapılacak seçimlerin güvenliği ve inandırıcılığını da yok etmiştir.

               Kadına yönelik şiddet her geçen gün artmakta, bir çok kadın taciz ve tecavüze uğrarken ortalama her gün bir kadın öldürülmektedir.

               Çalışma yaşamında meydana gelen hak ihlalleri oranı dünya standartlarının çok üzerinde gerçekleşmektedir. Ortalama her gün 5 işçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetmektedir.

               Hak ihlallerinin tümünü bu sayfaya sığdırmanın imkânı yok elbette.  Ancak Cumhurbaşkanı’nın deyimiyle Hak ve özgürlükler konusunda tarihin en rahat döneminin yaşanıp yaşanmadığını merak eden varsa biraz kendisine ve çevresine bakma zahmetine katlanırsa öğrenebilir.

Top