ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ MANİFESTOSU

Gündem, 26 Nisan 2022 19:14

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ MANİFESTOSU

 

 

          Zafer’in 100. yılından, Cumhuriyet’in 100. yılına ilerler ve bir seçime giderken; Demokratik Kitle Örgütlerinin katılmasını umduğumuz, Siyaset Kurumunun dikkate almasını beklediğimiz, Ulusumuzun da desteklemesini dilediğimiz ÇAĞRIMIZDIR.

 

AZİZ MİLLETİMİZ!

 

            Her karışını kanlarıyla sulayarak VATAN yaptıkları bu topraklar üzerindeki bağımsızlık ve egemenliğimizi Lozan’la dünyaya tanıtan KEMALİST DEVRİMCİLER, akıl ve bilimden koptuğu için çökmekte olduğunu gördükleri, cepheden cepheye koşarak kurtarmaya çalıştıkları, yıkılışını tarifsiz acılarla yaşadıkları devletlerinin enkazı üzerinde, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” düsturuyla kurdukları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hamuruna bir MAYA kattılar.

            O mayanın adı NAMUS’TU!  Devletimizin hamurunu çürümekten koruyan NAMUS MAYASI’NIN eksilmesine izin verilmemelidir.

            Çok kutuplu yeni bir DÜNYA DÜZENİ oluşurken; barış, huzur ve topyekûn kalkınma için, bu toprağın insanlarının kadın erkek birlikte yarattığı, başarısı kanıtlı, bütün ilke, eser ve politikalarıyla dünyaya örnek olmuş ATATÜRKCUMHURİYETİ en doğru yoldur, YENİDEN o yola girilmelidir.

            ATATÜRK CUMHURİYETİ; Aydınlanma Devrimleriyle toplumu tepeden tırnağa değiştiren, çağ atlatan, özünde bir KÜLTÜR ve KADIN devrimi, SANAT ve BİLİM özgürleşmesi, bir TÜRK RÖNESANSI’ DIR . Anadolu’nun binlerce yıllık kültürü ile bütünleşen LAİK CUMHURİYET KÜLTÜRÜ devletimizi bugünlere taşıyan en değerli kazanımımızdır, korunmalıdır.

            LAİKLİK; demokrasinin olmazsa olmazı, aklın doğmalara tutsaklıktan kurtularak özgürleşmesi, yurttaşın; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür birey olmasıdır. Devlet; taş binalar değil, görevli yurttaşlardır ve görevlileri laik bireyler ise laiktir.

              Laiklik; gölgesinde güvenle yaşadığımız Cumhuriyet Kubbemizin kilit taşıdır. Tarihten ders alınmalı, tarikat, cemaat adıyla örgütlenmiş, emperyalizm taşeronu yapılanmalar için yasalar uygulanmalı, Devlette hiçbir Laik Cumhuriyet ve Üniter Ulus Devlet karşıtı kadrolaşmaya izin verilmemelidir.

             YARGI; egemenliğin ve Ulusal bağımsızlığın temel unsurudur. Bağımsız olacaktır, ama tarafsız olamaz. Anayasal düzenden yana taraftır. Bir devlet; yargı hak ve yetkisini, hiçbir koşulda başka bir otoriteye ya da devlete devredemez.

             İktidarların ya da paralel güçlerin emrine girmiş, baskılarla hüküm kuran bir yargının devletleri felakete sürüklediğinin tarihte örneği çoktur, biri de Osmanlı Devleti’dir. Yargı; kayıtsız, koşulsuz bağımsız olmalıdır.

              Ulusumuz; 1961 Anayasası’nı esas alan demokratik bir ANAYASA’YA ve Hukukun Üstünlüğü ile Kuvvetler Ayrılığı ilkesine tam bağlı gerçek bir HUKUKDEVLETİ’ NE kavuşturulmalıdır.

             PARA; bir diğer egemenlik ve ulusal bağımsızlık unsurudur. Üretimden kopmuş, hukuk güvencesi sunamayan, nepotizme, yolsuzluğa, rüşvet ve israfa batmış devletlerin PARASI PUL, YURTTAŞI KUL olur.

              Üretim artırılmalı, her yurttaşın vergi mükellefi olacağı, her gelir ve harcamasını kayda geçireceği adil bir vergi sistemi kurulmalı, kayıt dışı ekonomi önlenmeli, hakça bölüşüm ve gelir dağılımı adaleti sağlanmalıdır.

           Merkez Bankası bağımsız olmalı, kamu maliyesi naslar ya da saplantılarla değil, akıl ve bilimle yönetilmelidir.

            ATATÜRK’ÜN“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına TÜRK MİLLETİ denir” tanımı doğrultusunda; ulus olma bilinci ve ulusal birliğimiz güçlendirilmelidir. Emperyalizmin “BÖL YÖNET” taktiği güdümlü Mikro Milliyetçilik ve mezhepçilik tuzaklarına düşülmemeli, federasyon çağrıştıran arayışlara itibar edilmemelidir.

             Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı mezada düşürülmemeli, siyasi beklentilerle dağıtılmamalıdır. Uluslaşamamış, Ulus Devlet olamamış Irak, Suriye, Libya, Ukrayna gibi uzak yakın bazı komşularımız dâhil, birçok devletin nasıl ezilen çimen oldukları iyi değerlendirilmeli, ÜNİTER ULUS DEVLETİMİZ gözümüz gibi korunmalıdır.

            DIŞ POLİTİKA; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi ve bölge merkezli karşılıklılık esaslı KEMALİST felsefeyle yürütülmelidir. Atatürk’ün; Sadabad ve Balkan Paktları, Montrö ve Hatay politikaları ile SSCB (Rusya), Orta Doğu ve Avrupa ilişkilerindeki prensipleri hep akılda tutulmalı, uluslararası anlaşmalarda ve büyük devletler siyasetinde bağımsızlığımızı zedeleyecek adımlardan kaçınılmalıdır. BOP, 21. yüzyılın Sevr’idir.

             Bölgemizi kana bulayan bu emperyal projenin Sevr ile aynı mantıkla hazırlandığı ve ülkemizi bölme amacının haritası ile sabit olduğu görülmelidir. Cumhuriyetimiz antiemperyalist ve tam bağımsızlıkçı KURULUŞ AYARLARI’NA dönmeli, TÜRKİYE TÜRKİYE’DEN YÖNETİLMELİDİR!

             TBMM’ye neden GAZİ MECLİS dendiği, Devletimizin Büyük Millet Meclisi Hükümeti esası ile kurulduğu, MECLİS’İN demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerden oluştuğu dikkate alınarak Meclis iradesini esas alan bir yönetim sistemi kurulması, yürütme erkinin TEK ADAM’A teslim edilmemesi hedefi doğrudur, ancak sonraki iştir.

               Seçim kapıdadır. Mevcut Anayasamıza göre Türkiye’yi seçilecek Cumhurbaşkanı yönetecektir. Seçmenin; “En iyi ben yönetirim” diyecek ve ikna edecek adaya oy vereceği unutulmamalıdır.

              EĞİTİM en önemli sorunumuzdur. Çocuklarımız; öncelikle düşünmeyi, öğrenmeyi, sorgulamayı öğrenmeli, tarikat ve cemaatlerden, hurafe ve dogmalardan uzak tutulmalı, bilimsel bilgi ile eğitilmelidir.

              4+4+4 yanlışından dönülmeli, temel eğitim kesintisiz 12 yıl olmalıdır. Parasız LAİK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ ile özgür bireyler yetiştirilmeli, öğretmenlerimiz YENİDEN baş tacı edilmelidir.

             Öğretim Birliği Yasası’nı yok etme çabalarına, hele 100 yıl sonra yeniden MEDRESE ve benzeri                   DİYANET AKADEMİSİ türü arayışlara hiç girilmemelidir. Üniversitelerimizin bilimsel ve idari özerkliği tartışmasız demokratik bilim yuvaları olacağı bir Üniversite Reformu yapılmalı, ara eleman yetiştirecek meslek okulları Köy Enstitüleri modeliyle YENİDEN örgütlenmeli, gençlerimiz geleceklerini yurt dışında arama çaresizliğinden kurtarılmalıdır.

            SAĞLIK, sosyal devletin temel görevidir. Hastayı müşteri, hastaneyi ticarethane olarak tanımlayan, sağlık çalışanının emeğini sömüren, insan sağlığını küresel kapitalizmin çok uluslu şirketlerinin talanına terk eden neoliberal sağlık politikalarına son verilmeli, Koruyucu Tıp öncelikli Toplumcu Kamusal Sağlık Sistemi YENİDEN kurulmalı, ilaç, aşı ve tıbbi malzeme üretimi yerli kaynaklara dayandırılmalıdır.

               KADININ; insan olarak eşitliği temelinde, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın içinde olması ile toplumsal özgürleşmenin mümkün olacağı bilinciyle, sadece ailenin değil, uygarlaşmanın da taşıyıcı kolonu olduğunu içselleştiren bir yönetim anlayışı YENİDEN yaratılmalıdır.

               Eğitim müfredatından başlanarak, medyadan sokağa ve eve kadar, başta kadına ve çocuğa, şiddetin, istismarın her türü sözlüklerimizden çıkarılmalıdır. İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ NE dönülmeli, ÇOCUK ve GELİN sözcüklerinin birlikte kullanılması utancı tarihe gömülmelidir.

             İstihdam yaratamayan, Sosyal Güvenlik Sistemini çökerten, sürekli cari açık üreten, dışa bağımlı, emekçisini, emeklisini süründüren, nüfusun % 1-2’si ile Faiz Lobileri’ne çalışan NEOLİBERAL ekonomi politikaları sürdürülemez.

              Üretimsizlik SEBEP, faiz, enflasyon, işsizlik ve açlık NETİCEDİR. Yüksek teknolojili ürün üretme ve 4 Denge Teorisi (Bütçe, Gelir gider, Dış Ticaret, Kamu Özel Sektör Dengeleri) esaslı KEMALİST KARMA ÜRETİM EKONOMİSİ YENİDEN Devletimizin Ekonomi Politikası olmalıdır.

              Devlet Planlama Teşkilatı YENİDEN devreye sokulmalı, akılcı planlama ve teşvik politikaları ile kamu ve özel tüm güçlerin katılacağı bir ÜRETİM SEFERBERLİĞİ başlatılmalı, KOOPERATİFÇİLİK geliştirilmelidir. İşsizliğin ücretleri baskılamasına, sermayenin emeği kâr hırsına kurban etmesine izin verilmemeli, Sınıf Sendikacılığı güçlendirilmeli, “Sigortasız İşçi”, “Çocuk İşçi” gibi kavramlar yok edilmelidir.

             Bilişim çağı ve sanayi 5.0 kaçırılmamalı, TARIM ve HAYVANCILIK güçlü biçimde desteklenmeli, en zor koşullarda kendini doyuran 7 ülkeden biri olmamızı sağlayan çiftçimizi toprağından koparan politikalara son verilmeli, kamu üretim tesisleri YENİDEN faaliyete geçirilmelidir.

 

 

            NÜFUSUMUZ ve insan kaynağımız planlanmalıdır. Eğitimsiz kalabalıkların iş gücü ve üretime katılamayacakları, topluma yük olacakları bilinmeli, insanlarımız 3 çocuk yapma, 5 çocuk yapma gibi bilim dışı öğütlerle eğitimsizlik, işsizlik ve yoksulluğa mahkûm edilmemelidir.

             MÜLTECİ (Geçici Sığınmacı) sorunu, akıl dışı ırkçılık suçlamalarının sislemesine bırakılmayacak kadar ciddidir. Bu sorunun; demografik yapımızı tahrip ve ülkemizi bölme amaçlı bir emperyal saldırı olduğu görülmeli, gereği yapılmalıdır.

          TÜRKİYE; sınırlarını koruyamayan, yurt dışı tek toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni terör örgütlerine terk eden, 19 adasındaki Yunan işgalini tepkisiz seyreden, beyzbol sopaları ve mektuplarla had bildirilen, tehditle terörist(!) salıveren, kapılarda bekletilen, tescilli rüşvetçilerce temsil edilen ve İTİBARI saraylarda arayan bir ülke olmamalıdır. TÜRKİYE; büyük doğmuştur, onurlu insanlar ülkesidir, büyüklüğüne layık ve onurla yönetilmelidir.

             ORDUMUZ; siyasetin etkisinden arındırılmalı, komuta bütünlüğü YENİDEN sağlanmalı, kendi sağlık, eğitim, yargı ve terfi sitemlerine sahip kılınmalıdır. PARTİ ORDUSU arayışları nafile, sonu hüsrandır.

             Paramiliter yapılanmalar dağıtılmalı, bireysel silahlanma önlenmeli, halkımızın bütün güvenlik güçlerimize tereddütsüz güveneceği bir düzen kurulmalıdır.

BASIN; Atatürk’ün “Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.” sözü ışığında ÖZGÜR olmalıdır. Basın organları sahiplerinin tek işlerinin basın olması YENİDEN sağlanmalı, YANDAŞ MEDYA yaratmanın kimseye yararı olmayacağı bilinmelidir.

            SİYASİ PARTİLER ve SEÇİM YASALARI demokratikleştirilmeli, lider sultası ortadan kaldırılmalıdır. Anayasa ve yasalarımıza uygun bütün örgütlülüklerin -Örgütlü Toplum olmanın- önündeki engeller kaldırılmalı, hukuk dışı uygulamalarla baskılanmamalıdır. Tırnak boyası ve seçim kurulları dahil, SEÇİM GÜVENLİĞİ tartışılır olmaktan çıkarılmalı, propaganda eşitliği sağlanmalıdır.

             ULAŞIM; demiryolu ve deniz ulaşımı öncelikli geliştirilmelidir. Başta ENERJİ, tüm stratejik üretim alanlarındaki korkunç dışa bağımlılığımız en aza indirilmeli, yer altı ve yer üstü kaynaklarımıza, sularımıza, madenlerimize, ormanlarımıza ve çevremize sahip çıkılmalıdır.

              Çalışma yaşamından banka ve sigorta sistemine, turizm ve kültürden spor ve sanata, emekli ve yaşlılarımızdan engelli yurttaşlarımıza her alanda uygulanacak ulusal ve akılcı politikalarla insanlarımızın barış, huzur ve güven içinde yaşayacakları bir düzen kurulmalıdır.

           Ulusumuz; bütün bunları 100 yıl önce yaptı, doğru önderlik, doğru kadrolar, doğru yol haritası ile bugün de yapacak güçtedir. ULUSUMUZA GÜVENİYORUZ!

            Dünyanın en bereketli topraklarında, dünyanın en fedakâr, en çalışkan halkını açlığa mahkûm eden BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR!

           Biz Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ; bilgili olacağız, cesur olacağız, kararlı olacağız, çok çalışacağız, KEMALİZM’İN namus sesini bir SİS ÇANI gibi yurdumuzun semalarına asacağız ve milletçe YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ’Nİ kuracağız.

 

SÖZ VERİYORUZ!

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

GENEL MERKEZİ

Gündem, 26 Nisan 2022 19:14

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
İMAMOĞLU NU CUMHURBAŞKANI YAPACAGIZ

İMAMOĞLU NU CUMHURBAŞKANI YAPACAGIZ

BASKAN GEÇIT " BAYRAMLAR BİRLIK VE BERABERLİĞİMİZIN SİMGESİDİR

BASKAN GEÇIT " BAYRAMLAR BİRLIK VE BERABERLİĞİMİZIN SİMGESİDİR

BU ZOR GÜNLERİ DAYANIŞMA ILE AŞACAĞIZ

BU ZOR GÜNLERİ DAYANIŞMA ILE AŞACAĞIZ

MALATYALILARA" GAYRET EDİYORUZ " DEMEK SKANDAL DEĞİLDE NEDİR?.

MALATYALILARA" GAYRET EDİYORUZ " DEMEK SKANDAL DEĞİLDE NEDİR?.

BASKAN TAŞKIN " BATTALGAZIYE YAKIŞAN TAZİYE EVLERİNI MAHALLELİYE KAZANDIRACAĞIZ "

BASKAN TAŞKIN " BATTALGAZIYE YAKIŞAN TAZİYE EVLERİNI MAHALLELİYE KAZANDIRACAĞIZ "

MESOB BAŞKANI KESKİN " ESNAF MALATYANIN BEL KEMIĞİDİR

MESOB BAŞKANI KESKİN " ESNAF MALATYANIN BEL KEMIĞİDİR

MALATYA'DA 8 ŞİRKET KEPENK KAPATTI

MALATYA'DA 8 ŞİRKET KEPENK KAPATTI

EĞİTİM-SEN"ÜNİVERSITE ÖĞRENCİLERİNİN HAKLI MÜCADELESİNE DESTEK VERİYORUZ "

EĞİTİM-SEN"ÜNİVERSITE ÖĞRENCİLERİNİN HAKLI MÜCADELESİNE DESTEK VERİYORUZ "

O KÜFÜRÜ.......I

O KÜFÜRÜ.......I

MEDYA DAYANIŞMA GURUBU: GAZETECİLIK SUÇ DEĞİLDİR

MEDYA DAYANIŞMA GURUBU: GAZETECİLIK SUÇ DEĞİLDİR

GAZETECİLER DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR

GAZETECİLER DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR

MALATYA AKP DE ESKİ BASKAN KRİZ YENİ BAŞKAN VEFA DEDİ

MALATYA AKP DE ESKİ BASKAN KRİZ YENİ BAŞKAN VEFA DEDİ

MALATYADA HALKIMIZ  SANDIKLARA AKIN ETTİ

MALATYADA HALKIMIZ SANDIKLARA AKIN ETTİ

CHP MALATYA İL ÖRGÜTUNDEN EKREM İMAMOĞLUNA TAM DESTEK

CHP MALATYA İL ÖRGÜTUNDEN EKREM İMAMOĞLUNA TAM DESTEK

YEŞİLYURT BELEDİYESİ  44 BIN ADET MEYVE FIDANI DAGITACAK

YEŞİLYURT BELEDİYESİ 44 BIN ADET MEYVE FIDANI DAGITACAK

GAZETECİLER GOREVLERİ SIRASINDA ENGELLENMEMELİ

GAZETECİLER GOREVLERİ SIRASINDA ENGELLENMEMELİ

TURKIYE BELKİDE DEMOKRASİ TARİHİN EN KARANLIK  GÜNLERİNDE BİRİNİ YAŞIYOR

TURKIYE BELKİDE DEMOKRASİ TARİHİN EN KARANLIK GÜNLERİNDE BİRİNİ YAŞIYOR

YASANANLAR DEMOKRASİNIN YOK EDILMESİ FAŞİZMİN AYAK SESİDİR

YASANANLAR DEMOKRASİNIN YOK EDILMESİ FAŞİZMİN AYAK SESİDİR

EKREM iMAMOGLUNA MALATYA DA TAM DESTEK

EKREM iMAMOGLUNA MALATYA DA TAM DESTEK

CHP " BU MİLLETE TOP YEKUN SALDIRIDIR "

CHP " BU MİLLETE TOP YEKUN SALDIRIDIR "

SİVAS İÇİN  ADALET HERKES İÇİN  ADALET

SİVAS İÇİN ADALET HERKES İÇİN ADALET

Barış Yıldız dan Çanakkale Zaferi kutlaması

Barış Yıldız dan Çanakkale Zaferi kutlaması

AĞBABADAN ÇANAKKALE ZAFERİ KUTLAMA MESAJI

AĞBABADAN ÇANAKKALE ZAFERİ KUTLAMA MESAJI

BASKAN TAŞKIN " ÇANAKKALE ZAFERİ VATAN İCİN YAZILMIŞ BİR KAHRAMANLIK DESTANIDIR

BASKAN TAŞKIN " ÇANAKKALE ZAFERİ VATAN İCİN YAZILMIŞ BİR KAHRAMANLIK DESTANIDIR

MALATYADA 3. ORGANİZE SANAYI BÖLGESİ KURULACAK MI?

MALATYADA 3. ORGANİZE SANAYI BÖLGESİ KURULACAK MI?

ÇGD KONGRE İLANI

ÇGD KONGRE İLANI

BATTALGAZİ BELEDİYESİNDE GÜNEŞENERJİSİNE BÜYÜK  YATIRIM

BATTALGAZİ BELEDİYESİNDE GÜNEŞENERJİSİNE BÜYÜK YATIRIM

VELİ AĞBABA " MALATYA İÇİN HERKESLE MASAYA OTURMAYA HAZIRIM.

VELİ AĞBABA " MALATYA İÇİN HERKESLE MASAYA OTURMAYA HAZIRIM.

BAŞKAN GEÇİT " 14 MART TIP BAYRAMI KUTLU OLSUN"

BAŞKAN GEÇİT " 14 MART TIP BAYRAMI KUTLU OLSUN"

AĞBABA "HAÇOVALILARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİM

AĞBABA "HAÇOVALILARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİM

GAZİ KATLİAMI VE ŞİMDİDE SURİYE VAHŞETİ

GAZİ KATLİAMI VE ŞİMDİDE SURİYE VAHŞETİ

ÖZGUR BASIN ÖZGUR TOPLUMUN TEMELİDİR

ÖZGUR BASIN ÖZGUR TOPLUMUN TEMELİDİR

MTB BASKANI ÖZCAN'DAN URETİCILERİNE UYARI

MTB BASKANI ÖZCAN'DAN URETİCILERİNE UYARI

TEİAŞ YAZIHANDA 35 PARSELİ KAMULASTIRIYOR.

TEİAŞ YAZIHANDA 35 PARSELİ KAMULASTIRIYOR.

BARIŞ YILDIZ " BİRLIKTE DAHA GÜCLÜ BİR MALATYA İÇİN "

BARIŞ YILDIZ " BİRLIKTE DAHA GÜCLÜ BİR MALATYA İÇİN "

BAŞKAN GEÇİTİN O PROJESİNE AGBABADAN

BAŞKAN GEÇİTİN O PROJESİNE AGBABADAN

BATTALGAZİYE YENİ NEFES; ÇARŞI BAŞI REKREASYON ALANINDA SONA DOĞRU

BATTALGAZİYE YENİ NEFES; ÇARŞI BAŞI REKREASYON ALANINDA SONA DOĞRU

SALMAN ; KADIN CİNAYETLERİ SİSTEMATİK

SALMAN ; KADIN CİNAYETLERİ SİSTEMATİK

BAŞKAN GEÇİT  KADINLARIMIZ HUZURLU MUTLU VE SAĞLIKLI TOPLUMLARIN TEMİNATIDIR

BAŞKAN GEÇİT KADINLARIMIZ HUZURLU MUTLU VE SAĞLIKLI TOPLUMLARIN TEMİNATIDIR

PSAKD TÜRKİYE GENELİNDE 8 MART EMEKÇILER GÜNÜNÜ KUTLADI

PSAKD TÜRKİYE GENELİNDE 8 MART EMEKÇILER GÜNÜNÜ KUTLADI