ALTIN
 3.042,49
DOLAR
 35,5025
STERLİN
43,1833
EURO
 36,2485

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANILDIİ

Bugün 16 Mart. Bu yazı da yıldönümü olan iki acı olaya kısaca değindikten sonra,  yazının esas konusu olan, emekli bayram ikramiyesine dair bilgileri sizinle paylaşacağım.

 

Evet bugün, Türkiye’de devlet arşivinin tozlu raflarında unutturulan, İstanbul/Beyazıt öğrenci katliamının 47’nci, yıldönümü. Daha önce yazılarımda birçok defa yazdım. Türkiye 1970’li yılların ortasından itibaren, hızla darbeye doğru sürüklendi. Maalesef bu süreçte özellikle Üniversite gençliği hedefteydi. Bu saldırılara karşı birçok Üniversite de devrimci yurtsever öğrenciler, okula toplu girip toplu çıkıyorlardı. 16 Mart 1978 tarihinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt kampusundan toplu halde çıkan sol görüşlü öğrencilerin üzerine, Eczacılık Fakültesi önünde bomba atılması ve ateş edilmesi sonucu 7 öğrenci hayatını kaybederken, 41 öğrenci ise yaralandı. Saldırıyı protesto eden öğrenciler üniversiteyi işgal ettiler. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Senatosu, okulu süresiz kapattı. Devrimci öğrencilere yönelik bu faşist çete saldırısı, demokratik kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı ve hayatını kaybeden devrimci öğrencilerin cenaze törenine büyük bir kitle katıldı. DİSK 2 gün süreyle, günde 2 saat iş bırakarak "Faşizme İhtar" eylemleri yaptı.


Ne yazık ki, ilk günden itibaren bu katliamı yaptıranlar, yataklık eden devlet görevlileri ve yapanlar bilindiği halde bu katliamın sorumluları cezalandırılmadı.

 

Bugünün diğer bir acı olayı ise bundan 37 yıl önce, 16 Mart 1988 tarihinde insanlık tarihine, kara puntolarla yazılan Halepçe katliamıdır. 

 

Irak diktatörü Arap ırkçısı Saddam Hüseyin, 1980 yılında başlayan ve 8 yıl sürdükten sonra galibi olmadan, 1988 yılında sona eren, İran-Irak savaşının sonuna doğru, savaşta ki başarısızlığının acısını, Irak’ın kuzeyinde yaşayan, Kürt halkından çıkarmak için, Kürt halkına yönelik saldırılar başlattı. Bu saldırıların sürdüğü süreçte, 16 Mart 1988 günü, günlük yaşamalarına devam eden yoksul Halepçe sakinleri elma kokusuyla uyandılar. Elma kokusunun nereden geldiğini öğrenmek için, evlerinden çıkan Halepçe’lilerin vücutları bir süre sonra yanmaya başladı ve binlerce Halepçe’ li, kadın, çocuk, yaşlı ölümün nereden geldiğini anlayamadan yanarak öldü. Bir başka deyişle, binlerce insanın her biri ne olduğunu bile anlayamadan bağırış, çağırış arasında, bir avuç kül olup havaya savruldu. 

 

Maalesef biri Türkiye’de diğeri ise hemen güney doğu komşusu Irak’ta, meydana gelen bu iki acı olayın, 47’inci ve 37’’inci yıldönümü, her iki katliamda hayatını kaybedenleri saygıyla anıyorum. 

 

Gelelim güncel konumuz emeklilerin Bayram İkramiyesine.

 

Malum Ramazan ayındayız ve Bayram yaklaşıyor. Bildiğiniz üzere, 2018 yılından bu yana emekliler ile hak sahiplerine, yılda iki defa dini bayramlarda ikramiye veriliyor. Maalesef verilen ikramiyeler, emeklilerin ihtiyacını karşılamaktan oldukça uzak. Ramazan ayında olduğumuz bu günlerde geçen yıl 3000 lira olarak ödenen emekli ikramiyesinin, arttırılmasına dair kanun teklifi, TBMM başkanlığına verildi. Verilen teklife göre ikramiye %33 oranında arışla 4.000 liraya çıkarıldı.

 

Kuşkusuz bu rakam, maaşları bir ev kirasını bile karşılayamayan milyonlarca emekli ile hak sahibinin, hiçbir derdine derman olacak rakam değil. Bu nedenle, ikramiyelerin yetersizliğini sürekli gündemde tutan muhalefet partileri ile emekli  örgütleri iktidara yönelik eleştirilere devam ediyorlar.  

 

Tüm bu eleştiri ve tartışmalar sürerken, emekli bayram ikramiyesi ne zaman kim tarafından gündeme getirildi ve hangi şartlarda verilmesine başlandı bakmakta yarar var.  

 

Evet, Türkiye’de emeklilere ikramiye verilmesi talebi, ilk defa 2007 yılında Genel Başkan olarak görev yaptığım, Türkiye’nin ilk Emekli Sendikası, DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası tarafından gündeme getirildi. Sendikanın amacı, büyük çoğunluğu açlık sınırı altında maaş alan emeklilerin, bayramlarda ortaya çıkan ekstra harcamalarını karşılamalarına katkı sağlanmasıydı. Sendika 2007 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına emeklilerin sorunları ile taleplerini içeren bir taslak sunarak, bakanlığı emekliler adına kendisiyle toplu sözleşme yapmaya çağırdı. Sendikanın bakanlığa verdiği taslakta yer alan taleplerden biri, yılda iki defa dini bayramlarda emeklilere birer maaş tutarında ikramiye verilmesi talebiydi.

 

Elbette sendika, bakanlığa taslak vermekle yetinmedi, emeklilere yılda iki ikramiye verilmesi talebini sürekli gündemde tutarak çeşitli eylem ve etkinliklerle basının ve kamuoyunun dikkatini konuya çekti. Bu çalışmalar çerçevesinde parlamentoda bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle görüştü, onlara emeklilerin çözüm bekleyen sorunları ile taleplerine ilişkin dosyalar iletti. Yürüyüş ve basın açıklamalar yaptı, Türkiye çapında bildiriler dağıtarak, imza kampanyaları düzenledi ve toplanan imzaları ilgili yerlere iletti. Sendikanın bu çalışmaları sonucu, ikramiye de dahil, dile getirdiği taleplerin önemli bir kısmı, 2011 ve 2015 milletvekili genel seçimlerinin propaganda sürecinde, muhalefet partilerinin seçim bildirgelerinde yer aldı.
 
AKP iktidarı, tüm bu çalışmalara ve muhalefetin iktidar oldukları taktirde, yılda iki defa dini bayramlarda emeklilere maaşları tutarında ikramiye vereceklerine dair vaatlerine “Kaynak yok, nereden vereceksiniz?” diye karşı çıktı. AKP bu tutumunu, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri propaganda sürecine kadar sürdürdü. Zira iktidar Blok’u, tek adam yönetimine geçiş için emekliler ile ailelerinin oyuna muhtaçtı. Nitekim seçim öncesi kameraların karşısına geçen zamanın Başbakanı Binali Yıldırım, Ramazan ve Kurban bayramlarında emekliler ile hak sahibi dul ve yetimlere 1000’er lira bayram ikramiyesi verileceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından TBMM’de yapılan kanun düzenlemesi ile bayram ikramiyesi verilmeye başlandı. Ancak Başbakan’ın açıklamasında açıkladığı gibi, hak sahiplerinin tamamı 1000 lira ikramiye alamamıştı. Çünkü vefat eden emeklilerin maaş alan dul ve yetimlere aldıkları maaş oranında ikramiye verildi. Halende aynı uygulama devam ediyor.

 

Yukarıda belirtildiği gibi, iktidar emeklilere ikramiye verilmesi noktasına kolay gelmedi. Sendikamız, 2007-2018 yılları arasında verdiği mücadele ile yılından itibaren verdiği mücadele önemli bir kamuoyu oluşturdu. Bu mücadeleyi önemseyen muhalefet partileri bu sorunları sürekli dile getirip, iktidar olduklarında emeklilere ikramiye vereceklerini sürekli dile getirdiler. Dolayısıyla AKP-MHP iktidar bloku, adına Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi dediği sisteme geçiş için, o zaman 12,5 milyon olan emekliler ile ailelerinin oylarına şiddetle ihtiyaç duyuyordu. Dolayısıyla sendikanın istediği rakam olmasa da bayram ikramiyesi verme noktasına geldi. Bu önemli bir kazanımdı. Bu kazanım, sendikanın verdiği 11 yıllık uzun soluklu mücadelesinin kazanımıydı.

 
Ne yazık ki, emekliler için önemli bir kazanım olan bayram ikramiyesi, sonraki yıllarda yeterli düzeyde arttırılmadığı için sembolik bir harçlık düzeyine gerilemiş bulunuyor. Nitekim konfederasyonumuz DİSK Araştırma Dairesi (DİSK-AR), 2024 yılında konu hakkında hazırladığı raporda, emeklinin ikramiye kaybının 2024 yılı için en az 15 bin TL. olduğunu belirtmişti.

 

Nitekim, emeklinin bayram ikramiyesinin, ilk verildiği 2018 yılında asgari ücrete oranı %62 iken, bugün %18’ine gerilemiş bulunuyor. Halbuki emekli bayram ikramiyesi, asgari ücrete paralel artırılmış olsa bugün 13.702 lira olurdu. Buna göre her emeklinin 2018 yılından bu yana ikramiye kaybı 9.702 lira, iki ikramiye toplam kaybı ise 19.404 liradır.  
 
Tüm bu gerçekler ortadayken hükumet, ekonomik dengeleri koruma gerekçesine sığınıyor. Bir başka deyişle “itibardan tasarruf olmaz” diye lüks ve şatafat ile sermayeye para aktarmakta kaynak sıkıntısı çekmeyen hükümet, sıra yıllarını bu ülkeye vermiş emeklilerin bayram ikramiyesine gelince kaynak yok bahanesine sığınıyor.

 

2018 yılında sembolik olarak verilmesine başlanan emekli ikramiyesi, artık bir yaşlının torununa harçlık olarak vermekten utanacağı bir rakamdır. Halbuki emekli ikramiyesi, onları rencide eden harçlık niteliğinde değil, ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmalı. Bunun için, emekliler ile dul ve yetimleri arasındaki ayrıma son verilmeli ve tüm emekliler ile hak sahiplerine yılda 4 defa asgari ücret tutarında ikramiye verilmeli. Kısacası emekli ikramiyesi, 4.000 lira gibi göstermelik bir rakam olmaktan çıkarılmalı ve asgari ücret tutarında ikramiye olmalıdır.


2007 yılından 2018 yılına kadar 11 yıl süreyle yapılan çalışmalar ve verilen mücadeleler sonucu elde edilmiş olan ikramiyenin, ihtiyaca cevap verecek düzeye çıkarılması için emekli sendikalarının, mücadeleyi yükseltmeleri şart. Ancak böyle yapıldığında emekliye "Kaynak yok!" derken, sermayenin milyarlarca lira vergisini affedenlere "Artık yeter!" demek mümkün olacaktır. Kısacası iktidara yeter artık sermayeye değYAZARINil emekliye kaynak demek şart!

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
reklam
reklam