Malatya Son Nokta - Haberin Merkezi
Maske Mesafe Mafya
19-05-2021 15:03 487

Maske Mesafe Mafya

 

 

             Ne bağırsakmış be! Temizleneceği yok, temizle temizle bitmiyor, bitmedi gitti. Ve video savaşlarımız hızla devam ediyor…

             Yağmalanmış bir vatan, bağırsaklarındaki pisliği bitmeyen. Memleketin ikinci büyük partisi CHP’yi bile tiye almayan içİŞLERİ bakanı son video yıkımlarıyla açıklamalar yaptı, hatta yargıya kendisi başvurmuş, ne örnek davranış!

              Memleketi getirdikleri hale bakın. Hal hal değil, pazar yeri gibi her yer, darmaduman. Ürünü yandığı için “kokain eksek burada yetişir mi” diye soran köydeki komşumuzu, çıkınında ekmek olmayan sıradan köylüyü bilinçlendiren Peker, sağ ol.

              Videolar güçlü, eğer memleket memleket olsaydı buna ses çıkaran sivil bir itaatsizlik gelişirdi. Ne var yani, her gece evlerimizin balkonlarına çıkıp bir dakikalık gürültü eylemi yapsak, tüm sesler birleşse; hukuk için, adalet için, yoksulluğun son bulması için, bizi duymayanların duyması için.

Reisler var, reis cikler var, bir de Reis i Kübra var ama o sessizliğini koruyor hâlâ, konuşamıyor, memleket parsel parsel olmuş rahmetli Mah suni’nin şarkısında dediği gibi olmuş dünya ve sonra öğreniyoruz ki, İstanbul sorumlusu: damat, Ankara sorumlusu: bilmem kim…

             Narko devlet oluyoruz inşallah, ama milli ve yerli bir narko devlet olacağız, uzaya gitmek kolay mı? “Türkiye narko devlet olma yolunda çok ilerledi”derse yarın bir gün birileri, şaşırmayasınız.

Nasıl da birbirine benziyor memleket sahipleri! Mesela Kürtler mevzu olunca, akademisyenler mevzu olunca, yoksulluk mevzu olunca, yani mevzular ortaklaştıkça karşı taraf da hemencecik bir araya geliyor; küfredenler de küfür yiyenler de sarmaş dolaş oluyor.

Memleket adeta küfür yeri Ahmet abi!

Soylu olanlar da olmayanlar da hepsi bir kaset serisi oldu, dinle dinle bitmiyor.

             Eskiden çay ocaklarında Müslüm baba dinlediğimiz günlerdeki gibi, beşinci kaset ne zaman çıkar diye hepimiz heyecanla beklerdik.

             Ortada bir devlet var amaderin devlet yok. Var olan gerçek devletin kendisi, bağırsak sorunu var sadece, o da yeni değil, cumhuriyetten bu yana bağırsaklar düzelmedi bir türlü.

Topal Osman’dan Susurluk’a, Susurluk’tan Peker ticarete kadar…

Bakın Fahrettin vardı, sözcü, sus pus.

Reis i Kübra sus pus.

Bahçıvan sus pus.

Yeter, kusun artık ne kusacaksanız.

            Halklar, ezilenler, yoksullar, Aleviler, Kürtler… ne diye bekliyoruz ki; her gece gürültü yapamaz mıyız? Her gece bir dakika da olsa ıslık çalamaz mıyız?

               Bakın saçları cinayet işlemekten ağarmış birinin marinası; yani küçük teknelerin ve yatların barınma babası, içinde her türlü gereksinimini karşılayabilecek şeyler bulunan liman, yat limanı sahibi, müdürü!

Beşinci kaset, altıncı kaset, belki yedinci, hatta sekizinci seri de çıkabilir.

Bir de kitaplar üzerinden gönderme yapmaları yok muşunların.

                AdamTroçki bile okumuş, haftaya Karl Marx’ın Kapital’ini masaya koyarsa şaşırmam hiç. Büyük okuyucu, “kütüphanesini de” yurtdışına taşımış giderken.

              Doksanlarda öğrenciyken, bizleri bu saçı ağaran adamın polisleri ki çoğu okuma yazma bilmezdi, evlerimizi basar buldukları kitaplardan ötürü bizleri fişleyip mahkeme koridorlarına götürür sonra sözde savcılar dabizi yargılardı.

               Şimdi kendileri kitaplı savaşlara başladılar, tüm yorumcular kitaplara anlam yüklüyor, da biri çıkıp kardeşim, bu iddialar için neden bir yargı ayağı oynamaz yerinden demiyor.Hukuk mu yok; halk var ya, neden bu sessizlik, gerçi basında bunların emrindeymiş, televizyonlarda bir türkücü bile ünlü olacaksa mafyayı devreye koyuyormuş, adamın da varsa hemen Peker tv. de ya da Marinatv. de yer buluyorsun…

Komedi mi, trajedi mi bu durum bilmiyorum.

Şeker Bayramı da geçti, pudra şekerinde birinciyiz, koklamaya devam.

Altıncı kaset yolda.

Yaşasın maske mesafe mafya dayanışmamız.

Top